**TİK TOK… TİK TOK…
ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI KAPIDA**
Tarih hiçbir zaman düz bir çizgide ilerlemedi. Büyük dönüşümler her zaman krizlerle, kaoslarla ve güç mücadeleleriyle geldi. Bugün yaşadıklarımız da bir tesadüfler zinciri değil; uzun süredir örülen yeni bir dünya düzeninin artık görünür hâle gelmesidir.
Saat işliyor.
Tik tok… Tik tok…
Üçüncü Dünya Savaşı “ben geldim” diyor.
ABD, TRUMP VE HARACIN YENİ ADI: DÜZEN
ABD seçimlerinden sonra Donald Trump’ın yeniden sahneye çıkışı, sadece bir iktidar değişimi değil; küresel raconun yeniden kesilmesiydi. Tabiri caizse dünya liderleri, Beyaz Saray önünde sıraya girip “kesilen haracın” biraz olsun düşürülmesi için pazarlık yaptı.
Trump ise tarihten bildiğimiz “Sarı Öküz” hikâyesini ustalıkla uyguladı:
Tek tek aldı, bölerek zayıflattı, karşılığında sözler verdi ama asla doymadı.
Bugünün Amerikası iflas etmiş bir “Maho Ağa” gibidir. Ancak fark şu:
Bu Maho Ağa köyünü satmıyor; köyleri yakıyor. Tarihte her çöküş döneminde olduğu gibi, kontrolünü kaybeden güç, oraya buraya saldırarak ayakta kalmaya çalışıyor.
ALASKA GÖRÜŞMESİ: SOĞUK SAVAŞIN SOĞUK COĞRAFYASI
Trump–Putin Alaska görüşmesi, sanıldığından çok daha derin anlamlar taşıyordu. Seçilen yer tesadüf değildi. Alaska’nın soğuk iklimi, gelecek dönemin ruhunu yansıtıyordu:
Yeni bir Soğuk Savaş.
Bu görüşmenin ardından dünyanın yeniden paylaşıldığına inanmak için bugüne bakmak yeterli. Ukrayna’da yaşananlar bunun tescilidir.
Amerika yeraltı kaynaklarını alırken, Rusya’ya geniş bir coğrafi alan bırakıldı. Ukrayna yönetimi ise bu oyunda kullanışlı bir aparattan öteye gidemedi.
Ancak mesele yalnızca Ukrayna değildir.
YENİ PAYLAŞIM: NATO–VARŞOVA DÜZENİ GERİ Mİ GELİYOR?
Tıpkı NATO ve Varşova Paktı kurulurken olduğu gibi, dünya bugün yeniden bloklara ayrılıyor. Fakat bu kez şartlar çok farklı:
• Çin, askeri ve teknolojik yükselişiyle denklemin dışına itilemez.
• İkinci Dünya Savaşı sonrası diz çöktürülen Japonya ve Almanya artık eski konumlarında değil.
• ABD, Çin tehdidi karşısında Japonya ve Güney Kore’yi yeniden silahlandırıyor.
• Almanya, otomotiv sektörünü savunma sanayisine dönüştürmeye başladı.
Yakın gelecekte Almanya’nın, “Avrupa Birliği için çok bedel ödedim, şimdi sıra sizde” diyerek sahaya inmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Böyle bir senaryoda Yunanistan, Hırvatistan ve benzeri ülkelerin ciddi sarsıntılar yaşaması hatta varlıklarının sorgulanması bile ihtimal dâhilindedir.
KÜRESEL KAOSUN COĞRAFYASI DEĞİŞMİYOR
Unutulmaması gereken gerçek şudur:
Büyük küresel kaosların merkezinde çoğu zaman Avrupa olmuştur.
Bugün ise ateş çemberi tüm dünyaya yayılmış durumda:
• Latin Amerika, ABD’nin “arka bahçesi” olarak yeniden dizayn ediliyor.
• Afrika, sömürge düzenine karşı ayağa kalkıyor.
• Orta Doğu, son 80 yıldır bilinçli şekilde bir cadı kazanına çevrildi.
• Sykes–Picot düzeni ve “20’den fazla ülkenin sınırı değişecek” söylemleri hâlâ masada.
• İsrail’in bölgesel hamleleri (Somali, Kızıldeniz, Yemen hattı) göz ardı edilemez.
• Çin–Tayvan gerilimi, Güney Çin Denizi, Hindistan–Pakistan, Nil Krizi, Sahra gerilimi, Sudan’daki altın savaşları…
Bu liste uzayıp gidiyor.
SİLAH ENDÜSTRİSİ TESADÜFEN Mİ BÜYÜYOR?
Son üç yılda silah satışları önceki dönemin yaklaşık üç katına çıktı.
Bu üretim kapasitesi boşuna mı artırılıyor?
Tarihin değişmeyen kuralı şudur:
Silahı elinde tutan, bir gün mutlaka kullanır.
TÜRKİYE: OYUN DIŞI KALAMAZ
Türkiye, son dönemde kendi kendine yetebilmek adına ciddi bir revizyon sürecine girdi. Savunma sanayii, enerji, gıda ve stratejik bağımsızlık alanlarında atılan adımlar büyük bir avantajdır.
Ancak şunu da açıkça söylemek gerekir:
Yeni dünya düzeninde Türkiye’nin seyirci kalma lüksü yoktur.
Yunanistan’ın attığı adımlar ortadadır.
Türkiye, kendi hakkını korumazsa, oyun kuranların masasında yem olmaktan öteye gidemez.
Savaş elbette en son tercihtir.
Fakat görünen odur ki, bu düzende Türkiye de zorunlu olarak pozisyon almak zorunda kalacaktır.
Asıl sorun şudur:
Türkiye iç siyasetinde, bu vizyonu taşıyabilecek, uzun vadeli düşünebilecek bir siyasi olgunluk henüz yeterince görünmemektedir.
SON SÖZ
Bu bir kehanet değil.
Bu bir temenni hiç değil.
Bu, dünyanın gidişatına bakarak yapılan soğuk bir tespittir.
Saat işliyor.
Cepheler şekilleniyor.
Silahlar hazırlanıyor.
Tik tok… Tik tok…
Üçüncü Dünya Savaşı kapıyı çalıyor.
Hazır olanlar ayakta kalacak.
Hazır olmayanlar tarihin dipnotu olacak.
Resul Özdemir
07-01-2026 Den Haag